İcra edilebilirlik şerhi, arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen anlaşma belgesine mahkemece verilen ve bu belgeyi ilam niteliğinde belge hâline getiren şerhtir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır ve gönüllü olarak yerine getirilmediğinde ilamlı icra yoluyla takibe konulabilir. Bu yazıda anlaşma belgesinin hukuki niteliği, şerhin hangi mahkemeden isteneceği, mahkemenin inceleme kapsamı, şerhin zorunlu olduğu ve aranmadığı hâller, yürürlükteki mevzuat ve güncel yargı kararları çerçevesinde genel hatlarıyla açıklanmaktadır.
Arabuluculuk Anlaşma Belgesi Nedir?
Arabuluculuk görüşmeleri sonunda taraflar uyuşmazlığın tamamı veya bir kısmı üzerinde anlaşırlarsa, varılan anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir ve bir anlaşma belgesi düzenlenmesi hâlinde bu belge taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır (6325 sayılı Kanun m. 18/1). Anlaşma belgesi, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konulardaki iradelerini yansıtan ve kural olarak sözleşme değerinde olan bir belgedir. Kanunun 18. maddesinin beşinci fıkrası ayrıca önemli bir sonuç öngörür: Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca artık dava açılamaz.
İcra Edilebilirlik Şerhi Neden Önemlidir?
Taraflardan biri anlaşma belgesinde üstlendiği edimi kendiliğinden yerine getirmezse, diğer tarafın belgeyi cebri icra yoluyla takibe koyabilmesi gündeme gelir. İşte icra edilebilirlik şerhi bu noktada devreye girer: Şerhi içeren anlaşma belgesi, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu anlamında ilam niteliğinde belge sayıldığından, mahkeme kararı gibi ilamlı icraya konu edilebilir. Şerh alınmamış ve ilam niteliği kazanmamış bir anlaşma belgesi ise kural olarak ancak genel hükümlere göre ileri sürülebileceğinden, alacaklı taraf bakımından takip sürecini uzatabilir. Bu nedenle anlaşma belgesi düzenlenirken edimlerin cebri icraya elverişli biçimde, açık ve belirli olarak yazılması uygulamada büyük önem taşır.
Şerh Hangi Mahkemeden Talep Edilir?
Kural, 6325 sayılı Kanun m. 18/2’de yer alır: Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa şerh, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden; dava görülmekte iken arabuluculuğa gidilmişse davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Taşınmazla ilgili özel düzenlemelerde ise yetki farklılaşır: Taşınmazın devrine veya sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşmalarda şerh, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır (m. 17/B). Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 5.5.2025 tarihli ve E. 2025/2296, K. 2025/6840 sayılı kararı da taşınmaza ilişkin şerh taleplerinde taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisini esas almıştır. Milletlerarası nitelikteki sulh anlaşmalarında ise şerh asliye ticaret mahkemesinden istenir (m. 17/A).
Mahkeme Şerh Talebinde Neyi İnceler?
İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi çekişmesiz yargı işidir ve inceleme kural olarak dosya üzerinden yapılır; yalnızca arabuluculuğa elverişli aile hukuku uyuşmazlıklarında inceleme duruşmalı olarak yürütülür (m. 18/3). Mahkemenin inceleme yetkisi sınırlıdır: Anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığıyla sınırlı bir denetim yapılır; mahkeme anlaşmanın esasına, tarafların anlaşma iradesinin yerindeliğine girmez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin E. 2019/5438, K. 2019/15284 sayılı kararında da şerh usulünün bu çerçevede işletileceği vurgulanmıştır. Başvuru ve bunun üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna gidilmesi hâlinde maktu harç alınır; taraflar anlaşma belgesini şerh verdirmeden başka bir resmî işlemde kullanmak isterlerse damga vergisi de maktu olarak alınır.
Harç Uygulamasında Yaşanan Tartışma
Kanun açıktır: Şerh başvurusunda ve buna karşı istinaf yoluna gidilmesi hâlinde maktu harç alınır (HUAK m. 18/3). Buna rağmen uygulamada zaman zaman anlaşma bedeli üzerinden nispi harç alındığı görülmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, dava sırasında ihtiyari arabuluculukla çözülen bir ticari uyuşmazlıkta nispi harç alınmasını kanunun açık düzenlemesine aykırı bularak kararı kaldırmış ve maktu harca hükmetmiştir (E. 2021/36, K. 2021/74, 21.01.2021, kesin).
Şerh kurumunun sınırları güncel istinaf kararlarında da test edilmektedir: Şerh talebine karşı ihtiyati tedbir istenmesi veya anlaşma belgesinde kararlaştırılan arabuluculuk ücretinin ödenmemesi üzerine şerh talep edilmesi gibi durumlar inceleme konusu olmuştur (örn. Gaziantep BAM 4. HD, E. 2025/2836, K. 2025/3109, 23.12.2025).
İcra Edilebilirlik Şerhi Her Zaman Zorunlu mudur?
Hayır. Kanunun 18. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, kanunlarda şerh alınmasının zorunlu kılındığı hâller hariç olmak üzere, taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır; ticari uyuşmazlıklar bakımından bu imkân, avukatlar ile arabulucunun birlikte imzalamasıyla da sağlanır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2.12.2024 tarihli ve E. 2024/971, K. 2024/4021 sayılı kararında, bu kapsamdaki anlaşma belgelerinin şerh aranmaksızın ilam niteliğinde olduğu, dolayısıyla şerh talebinin bu hâllerde ihtiyari nitelik taşıdığı açıkça ifade edilmiştir. Uygulamada tarafların avukatla temsil edildiği süreçlerde bu fıkra, ayrıca mahkemeye başvurma yükünü ortadan kaldıran pratik bir kolaylık sağlamaktadır.
Hangi Hâllerde Şerh Alınması Zorunludur?
Kanun koyucu, 28/3/2023 tarihli 7445 sayılı Kanun ve 7/11/2024 tarihli 7531 sayılı Kanunla yaptığı değişikliklerle bazı uyuşmazlık türlerinde şerhi zorunlu tutmuştur. Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin arabuluculuk anlaşmalarında icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur; 7531 sayılı Kanunla eklenen hükümle, şerh verilmesinden sonra taraflardan biri tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilir ve resmi senet düzenlenmeksizin tescil talebi yerine getirilir (m. 17/B). Aynı şekilde, 1 Eylül 2023’te yürürlüğe giren m. 18/B kapsamındaki kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarında düzenlenen anlaşma belgeleri bakımından da şerh alınması zorunludur. Singapur Sözleşmesi kapsamındaki milletlerarası sulh anlaşmalarının Türkiye’de yerine getirilmesi için ise şerhin asliye ticaret mahkemesinden alınması gerekir (m. 17/A). Bu ayrımın akademik yazında da ele alındığını belirtmek gerekir; YÖK Ulusal Tez Merkezi’nde kayıtlı tezler, gerek iç hukuktaki şerh usulünü gerekse milletlerarası ticari arabuluculukta icra edilebilirlik sorununu ayrıntılı biçimde incelemektedir.
Şerh Başvurusu Uygulamada Nasıl İlerler?
Uygulamada süreç genellikle şu adımlarla ilerler: Taraflardan biri veya vekili, imzalı anlaşma belgesinin aslı ya da arabulucu tarafından onaylanmış örneği ile birlikte yetkili mahkemeye dilekçeyle başvurur. Mahkeme, çekişmesiz yargı usulü içinde dosya üzerinden incelemesini yapar ve anlaşmanın arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olduğu sonucuna varırsa şerhin verilmesine karar verir. Şerh kararına karşı ilgili tarafın istinaf yoluna başvurma imkânı bulunmaktadır. Şerhi içeren anlaşma belgesi artık ilamlı icra takibine dayanak yapılabilir. Bu aşamada dikkat edilmesi gereken husus, anlaşma belgesindeki edimlerin konu, miktar ve vade yönünden açık ve belirli yazılmış olmasıdır; içeriği belirsiz veya cebri icraya elverişsiz düzenlenen belgeler bakımından şerh talebinin reddi gündeme gelebilmektedir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin E. 2022/9143, K. 2022/9318 sayılı kararına konu olayda da görüldüğü üzere, mahkemeler şerh incelemesinde anlaşma içeriğinin cebri icraya elverişliliğini somut olarak denetlemektedir.
Sık Sorulan Sorular
Anlaşma belgesi imzalandıktan sonra aynı konuda dava açılabilir mi?
Hayır. 6325 sayılı Kanun m. 18/5 uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.
Karşı taraf anlaşma belgesine uymazsa ne yapılabilir?
Belge ilam niteliğinde ise (şerh verilmiş ya da m. 18/4 koşulları gerçekleşmişse) ilamlı icra takibi başlatılabilir. İlam niteliği bulunmuyorsa alacağın genel hükümler çerçevesinde ileri sürülmesi gündeme gelir.
Şerh başvurusunda duruşma yapılır mı?
Kural olarak hayır; inceleme dosya üzerinden yapılır. Yalnızca arabuluculuğa elverişli aile hukuku uyuşmazlıklarında inceleme duruşmalı yapılır (m. 18/3). Taşınmaza ilişkin özel hükümlerde mahkemenin gerektiğinde duruşma açabileceği öngörülmüştür.
Avukatlar ve arabulucuyla birlikte imzalanan belgede şerh gerekir mi?
Kanunlarda şerhin zorunlu kılındığı hâller (örneğin taşınmazın devrine ilişkin veya m. 18/B kapsamındaki anlaşmalar) dışında gerekmez; taraflar, avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladığı belge kendiliğinden ilam niteliğindedir (m. 18/4).
Singapur Sözleşmesi hangi anlaşmaları kapsar?
Arabuluculuk sonucunda yapılan milletlerarası nitelikteki ticari sulh anlaşmalarını kapsar. Türkiye’nin taraf olduğu bu Sözleşme kapsamındaki anlaşma belgelerinin ülkemizde yerine getirilmesi için icra edilebilirlik şerhinin asliye ticaret mahkemesinden alınması zorunludur (m. 17/A).
Anlaşma belgesinin nasıl kaleme alınması gerektiği, avukat imzasının rolü ve icra aşamasında sorun çıkmaması için izlenecek pratik adımlar hakkında Arabuluculuk Anlaşma Belgesi Nasıl İcra Edilebilir? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sorumluluk Reddi
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Şerh usulü, yetkili mahkeme ve zorunluluk hâlleri uyuşmazlığın türüne göre farklılık gösterebilir. Yazının hazırlandığı tarihten sonra mevzuat ve içtihat değişiklikleri olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Bize Ulaşın
Arabuluculuk süreci ve anlaşma belgesinin icrasına ilişkin sorularınız bakımından, somut durumunuzun değerlendirilebilmesi için bir avukattan veya arabulucudan bilgi almanız yararlı olacaktır. Dilerseniz iletişim sayfamız üzerinden merkezimizle irtibata geçebilirsiniz.